Archive for the ‘türkiye’ tag

Görsel Anlatımlarla Girişimcilik

with one comment



Son yıllardaki tecrübelerim ve etrafımdakilerin tecrübelerinden derlediğim eğlenceli olduğunu düşündüğüm bir sunumu sizlerle paylaşayım istedim. Sunumun içine yazı yazmak istemedim aslında ama bu tip dijital sunumların üzerine konuşmayınca veya dipnot düşmeyince anlamı azalıyor…


Written by serkanunsal

May 14th, 2010 at 2:49 pm

Posted in Genel

Tagged with , , , ,

Kurumlar ne ister ?

with one comment


Türkiye’de veriye erişim kolaylaşmadığı sürece analiz yapmak kumar oynamakla eşdeğer!

Son günlerde okuduğum haberler kurumsal pazar ile ilgilendiğim 2008-2009′a göre Türkiye’de çok da fazla bir değişimin olmadığını gösteriyor ki bu bir yandan üzücü, bir yandan da düşündürücü. Üzücü çünkü birçok fırsat olmasına rağmen KOBI’lerin derdinden anlayan firma yok, düşündürücü çünkü herkes KOBI’lere gitmekten bahsediyor ama gidebilen yok.

TUBISAD’ın yaptırdığı araştırma sonuçlarına göre KOBI’lerin yarıdan fazlası e-posta kullanmıyor, web sitesi sahibi olan KOBIlerin oranı ise %25. Bu rakamlar aslında beklenmesi gereken rakamlar, o yüzden aslında bu rakamlara şaşıranlara şaşırmak gerekiyor.

Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri veri olmaması. Türkiye’de şu anda kaç KOBI olduğunu devlet bile bilmiyor! Türkiye Istatistik Kurumu en son 2002′de iş yeri sayımı yapmış, herkes ona göre bir tahminde bulunuyor. Bazen 1.5 milyon, bazen 2 milyon gibi rakamlar duyuyorsunuzdur. Aslında bu rakamlar hiçbirşey ifade etmiyor. Kaçı bakkal, kaçı berber gibi bilgiler gerekiyor. Esnafı da kobi’den sayarsanız KOBI’ye neden CRM paketi satamadığınızı daha çok düşünürsünüz. Aslında bu rakamlara ulaşmak çok kolay fakat Ticaret odalarından tutun da muhasebicilere, sanayi odalarına kadar bu rakamlar noktası virgülüne kadar var! TUIK ile bu kurumların arasında birkaç e-posta ile halledilebilecek bilgiler yıllardır erişilemez durumda!

Kurumsal pazara iş yapan birçok firma KOBI’lerin öneminden, onlara ürün satmaktan bahseder fakat nasıl yapacaklarını bir türlü çözemediler. Internet’i facebook ve komik video izlemek olarak gören çoğunluğa CRM, PRM derseniz sizi levyeyle kovalarlar!

KOBI’lerin sayısı büyük kurumlara göre oldukça fazla fakat KOBI’lere ulaşmak çok çok çok zor! (Uzun kuyruk ‘Long Tail’) Onların işyerinde çayını içmeyen, teknoloji ile arasını gözlemlemeyen firmalar KOBI kelimesini cümle içinde kullanmaktan öte gidemezler diye düşünüyorum.

Peki ne yapmalı derseniz cevabım şu: KOBI’leri sektörlerine göre sınıflandırın, sonra büyüklüklerine göre sınıflandırın (gerekirse KOBI’nin K’sini atın), daha sonra da her bir segment için ihtiyaç matrisi çıkartın! Son olarak da ihtiyaç matrisinde karşılanmayan veya kötü karşılanan ihityaçları karşılayabilme ihtimalinizi değerlendirin!

Şu anda KOBI’lere en iyi hizmeti kim veriyor derseniz aslında bunun cevabı da basit! Elektrik kurumları ve Turk Telekom. Bakkalın bile elektriği ve telefonu varsa bu kurumlar KOBI’nin K’sına kadar uzanmış demektir. Peki bu kurumlar gittikleri KOBI’leri tanıyor mu ? Hayır!

Written by serkanunsal

May 1st, 2010 at 3:28 pm

Enflasyon kim için ?

with 5 comments

Bugün enflasyon rakamları açıklandı fakat kime ne ifade ediyor bilmiyorum ama çoğu kişi enflasyon bir önceki aya göre veya bir önceki sene aynı aya göre düşünce aldıkları ürünler ucuzlayacak algısına sahip. Şunu netleştirmek gerekiyor, enflasyon artı olduğu sürece aldığımız ürünler pahalanmış demektir. Bunu halka anlatamadığımız sürece enflasyonun kimin ne işine yaradığını sorgulamak gerekiyor! Bundan da önemlisi enflasyonu oluşturan TUFE ve UFE nasıl hesaplanıyor ve nasıl hesaplanmalı sorusu akla geliyor.

Sektorler ve ağırlıkları belirlenerek bir sepet oluşturuluyor ve buna göre TUFE hesaplanıyor diyor birçok kaynak. Peki düşük gelirli biri ile orta gelirli ve yüksek gelirli biri arasında aynı sepet olması ne kadar mantıklı ? En basit şekilde anlatmak gerekirse kirada oturan ile ev sahibi arasında bile TUFE açısından uyuşmazlık var.

Kişisel görüşüm TUFE’nin 3′e bölünmesi ve düşük gelirli, orta gelirli ve yüksek gelirli için ayrı ayrı TUFE’ler hesaplanması. Ancak bu sayede kimin daha çok zorlandığını ve büyük kitleleri daha mutlu kılmak için hangi sektörlerde kıtlığı azaltıcı önlemler alınması gerektiği daha rahat görülebilir.

Enflasyon rakamlarını borsacıların ve ekonomistler dışında birilerinin daha anlamasını ve anlamlı sonuçlar çıkarmasını istiyorsak bu tip bir değişim şart!

Written by serkanunsal

April 5th, 2010 at 12:37 pm

Posted in Genel

Tagged with ,

Dijitalleşme pazar büyütür mü?

with 18 comments

Dün Turkcell ve müzik yapım şirketleri arasında büyük bir tören vardı, turkcellmedya.com adresinden aldığım bilgiler daha önceden de düşündüğüm bir şeyi doğrular nitelikteydi. Dijitalleşme son sürat büyüse de toplam pazarı küçülttüğü acı bir gerçek. Yasal dijital müzik satışlarını destekleyenler sayesinde korsan müziğin oranının da azaldığı da başka bir gerçek fakat bu yine de toplam pazarın küçüldüğü gerçeğini değiştirmiyor.

Peki ne yapalım, dijitalleşmeyelim mi ? Tabii ki hayır, “Eğer oyunu değiştiremiyorsan oyunun hakkını vereceksin”. Bu küçülmenin değer zincirinde birilerine zarar verdiği kesin. Tabi müşterinin çok da umrunda değil pazarın küçüldüğü, hatta şarkıcıların, bestekarların çok kazandığını, telif haklarının çok uzun yıllara dayalı olmaması gerektiğine dair oluşumlar ülkemizde de geniş destek bulmaya başladı. (Bknz. Korsan Partisi)

Dağıtım kanallarının ucuzlaması müziği de ucuzlatır umarım. Mp3 olarak müzik satın almaya yakın olduğumuza dair açıklamalar da yapılmış. Çok ucuz olursa neden olmasın ?

Müziği satın almadığımız kiraladığımız hatta bilgisayarımıza, iphone’umuza hiç indirmediğimiz günlere de yakınız diye hissediyorum ki bu pazarı daha da küçültecektir fakat kazanan müşteri olsun diyelim ;)

Written by serkanunsal

April 1st, 2010 at 11:33 pm

Posted in Genel

Tagged with , , ,

Rekabet ve genişbant

without comments

Google’ın fiber projesini biliyorsunuzdur, bilmiyorsanız da kısaca bahsedeyim, Google Amerika’da bazı şehirleri fiber network ile donatıyor ve aslında geleceği bugüne taşımak için bir test ortamı yaratıyor. Şöyle düşünün, 90′ların sonlarına doğru 28.8 kbps’ları konuştuğumuz dönemde Youtube fikrini biri ortaya atsa ve site yapsa büyük ihtimalle batardı. Fikirler biraz da mevcut ortam şartlarıyla da ilgili. Bir arkadaşımın “Herkesin 10 adım ilerisinde olursan iflas edersin, 2 adım ilerisinde olursan zengin olursun” sözü bu aralar en çok tuttuğum sözlerden biri ve de gerçekten çok doğru. Google seçtiği şehirlerdeki sosyal değişiklileri, kullanım alışkanlıklarını gözlemleyerek herkesten 2 adım önde olacak ve geçmişe yani bugüne dönüp ona göre çalışmalar yapacak gibi gözüküyor. Google’ın seçtiği şehirleden olmak isteyen kişiler şehrin adını Google ile ilgili bir şehir adına çevirmeye kadar işi abartmış da gözüküyorlar ki bunda da haklılar, kim siber bir şehirde yaşamak istemez ki, özellikle de 2010′da uçan arabalarla gezeceğimizi hayal ederek büyüyen benim jenerasyon bunun için ülke bile değiştirebilir :)

Ülkemiz çift yol projeleri ile uğraşırken, örnek aldığımız yetişemeyiz dediğimiz ülkeler genişbantın hızını 2ye 10a 100e katlamanın yollarını arıyor. Yukarıdaki resim de Türkiye’nin genişbant hane penetrasyonunu gösteriyor. Herkesin tahmin edebileceği gibi büyük şehirler dışında çok da iyi bir durumda değiliz. GAP projesi de çok değerli bir proje fakat elimde sihirli değnek olsa tüm güney doğuya ve doğu anadoluya ücretsiz genişbant olanağı sağlar, orayı Hindistan’a göre daha kaliteli işler çıkaran dünyanın en büyük bilişim vadisine çevirirdim. Bunu söylememdeki en büyük sebep bilişimin ulaşım vs. gibi bir sıkıntısı olmaması ve Türkiye’nin doğusunun da ticaret açısından konum ve ulaşım anlamında sıkıntı çekmesidir. Tabi buna işssizlik oranlarını da eklemek gerekir. Google fiber şehirleri ile yarışamayız ama şunu unutmamak lazım Hindistan da zaten Google ile yarışmıyor, işbirlikleri yapıyor ve değer zincirinin bir parçası olarak çıkar sağlıyor.  İşsizliği biraz da olsa önlemek, doğuya heyecan katmak istiyorsak, doğuya yol yapmanın yanında büyük şehirlere göre çok daha avantajlı fiyatlarla (hatta ücretsiz) genişbant götürmenin yollarını aramanın zamanı geldi hatta geçiyor…

Google projesi detayları için tıklayın.

Written by serkanunsal

March 27th, 2010 at 7:35 pm

Posted in Genel

Tagged with , , ,