Archive for the ‘inovasyon’ tag

10 yılın ve 1 yılın özeti

without comments



10 sene önce bugün – Ankara

Dile kolay, tam 10 yıl! 10 yıl önce mezun olduğum günü dün gibi hatırlıyorum, çünkü dün 10. yıl töreni için Odtü’deydim ve o günler bir bir aklıma geldi. :)

Mezuniyet sonrası ilk yaptığım iş CV hazırlamaktı ve başvurular yapmaktı. Kendi işimi kurma gibi bir hayalim yoktu. Zaten mezunların büyük çoğunluğunun tek derdi iyi bir şirkete girmek oluyor ki ben de öyle yaptım ve aynı senenin Ekim ayında Ericsson Türkiye’de çalışmaya başladım. İyi ki de Ericsson’da işe başlamışım çünkü bende şöyle bir izlenim oluştu. İlk işiniz sizin bütün kariyerinizde derin izler bırakıyor. Kariyeriniz için “ağaç yaş iken eğilir” atasözündeki gibi yaş olduğu dönem iş hayatınızdaki ilk yıllarınıza denk geliyor. Ericsson’da yeni fikirlerin kuluçka ortamını temsil eden Crea- World / Mobility World inovasyon ve girişimcilik kavramlarının yavaş yavaş beni ele geçirmesine ve bunun ileride tüm iş hayatımın temelleri olacağına dair ipuçları veriyormuş fakat o günlerde bunu görmem imkansızdı tabi :)

10 yılın özetini geçersem; Hiç bir gün pazartesilerden nefret etmedim, zaten kendime de “Eğer bir gün pazartesi sendromu yaşarsan o hafta istifa et” diye söz vermiştim kendime. Ericsson?da da Turkcell?de de çok şey öğrendim. İş hayatındaki en büyük felsefem de şuydu: “Kendini sürekli taze ve yeni tut, sürekli öğren ki değerli ol”

1 sene önce bugün – İstanbul

Tam 1 sene önce bugün şirket kurma işleri ile uğraşıyordum. Kurumsal hayatı ve plaza insanı olmayı bırakalı daha 1 hafta olmuş, zor bir dönemin başlangıcının ilk günlerindeki heyecanla koşuşturuyordum. 1 sene de birçok işin peşinden koşturdum, 1 senedir planlarını yaptığım projeler için ortak aradım. Televizyona iş yaptım, mobil iş yaptım, danışmanlık yaptım, 1′i yabancı iki sitede yazı yazmaya başladım, yurt dışına iş yaptım fakat hayalim olan 3 projeden 2’sini lanse etmek için son kulvara girdim. Kendi işim olduğu için ve en önemlisi kendimi bulduğum için çok ama çok mutluyum.

10 yıl geriye gitsem yine mezun olsam hemen girişimci mi olurdun ? diye sorsanız cevabım HAYIR olurdu. Çünkü pazarda pişmenin, bilgi birikimine sahip olmanın, gözlem yapmanın çok önemi var. Önemli olan plazada çalışmak veya kendi işiniz olması değil, patron olmak da değil. İnanın patron olmak daha zor. Artık sadece kendinizi düşünmemeye başlıyorsunuz ki bu çok daha zor. Önemli olan kendinizi bulmak ve hayallerinizin peşinden gitmek. Geçen gün söylediğim bir söz vardı, kesin birileri söylemiştir bunu fakat ben kendim söylemişim gibi söyleyim :) “Hayallerin gerçekleşmediğinde değil hayallerin için çabalamadığında üzül.”

Birkaç yıl önce yaptığım bir analiz vardı, hala o analizin arkasındayım. Şu anki yaptığınız işi düşünün, sonra yaparken en zevk aldığınz şeyi düşünün ve aradaki uzaklığı mümkün olduğunca daraltmaya çalışın. Önemli olan kartvizitinizde değil, kalbinizde yazandır ;)

Written by serkanunsal

July 4th, 2010 at 7:38 pm

Posted in Genel

Tagged with ,

Para kazanmanın teorisi

without comments

para kazanma

Para kazanmak için ne yapmalı ? Bugün mü para kazanmalı, yarını mı beklemeli, bir sonraki haftayı mı beklemeli ?

Gartner’ın hype cycle’ını biliyorsunuzdur, bilmeyenler için özetleyim, her yeni kavram, fikir önce büyük bir beklentiye doğru ilerler, sonra beklentiler azalır, bu sırada fikir ayağı daha sağlam basmaya başlar, sonra da halka hitap edecek hale gelir ve büyür. En kaba tarifi budur.

Inovasyon kelimesini sıkça duyuyorsunuzdur. Inovasyon ile ilgili son birkaç yıldır sürekli kafa yoran birisi olarak ve 10 aylık girişimci olarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim. Inovasyon sizin o an para kazanmanızı sağlamaz, inovasyon ileriye dönük yatırımdır. Geleceğe yatırım yapmak da nefesinizle alakalıdır. Yani nefesiniz yeterse öne çıkarsınız yetmezse başarısız olursunuz. Girişimcinin inovatif olması gerektiğini savunan biri olarak bu sözümü geri alma kararı aldım. Girişimcinin nefesi azdır. Bu nedenledir ki girişimcinin o gün ne tutuyorsa onu yapmasının en doğru olduğunu savunmaya başladım. Bunu da Gatrner’ın hype cycle’ı ile açıklamaya çalışayım. Şu anda biraz interneti takip ediyorsanız farketmişsinizdir. Farmville tarzı oyunlar, özel/grup alışveriş siteleri, online oyunlar en çok revaçta olan alanlar. Bu alanlara girenler son aylarda ya satın alındılar, ya da büyüme evresine geçtiler. Şu anda Augmented Reality servisi yapmak bir girişimci için lüks, lokasyon bazlı servis yapmak nefesiniz varsa iyi. Bir ara fiyat karşılaştırma sitelerini de hatırlıyorsunuzdur, ben 6-7 tane sayabiliyordum :)

Girişimcinin ilk amacı o gün nefes alabilmek olmalıdır, sonraki gün için yatırım da yapabiliyorsa zaten büyümeye başlayacaktır. Alacağınız yatırımlar, teşvikler sizi yarına hazırlar. Bu yüzden inovasyon odaklı hareket etmek istiyorsanız ya bugünün nefesini depolayın, biraz da yarına nefes bırakın!

Ben

Written by serkanunsal

May 22nd, 2010 at 4:29 pm

Görsel Anlatımlarla Girişimcilik

with one comment



Son yıllardaki tecrübelerim ve etrafımdakilerin tecrübelerinden derlediğim eğlenceli olduğunu düşündüğüm bir sunumu sizlerle paylaşayım istedim. Sunumun içine yazı yazmak istemedim aslında ama bu tip dijital sunumların üzerine konuşmayınca veya dipnot düşmeyince anlamı azalıyor…


Written by serkanunsal

May 14th, 2010 at 2:49 pm

Posted in Genel

Tagged with , , , ,

Web 2.0 Expo SF 2010

without comments

Geçtiğimiz hafta internet dünyasının kalbi San Francisco’da attı demek istiyorum fakat beklentilerimi karşılamadığı için çok da içime sinmiyor.

The Next Web Türkiye’de incelediğim sunumlardan ve izlediğim sunumlardan bir özet çıkardım. Etkinlik konferans kültürü gerçek zamanlı bir dünyada ne kadar yer bulur, kafamda biraz soru işaretleri var. Apple’ın lansman etkinlikleri dışında bu tip aktiviteler ileride networking dışında çok da bir işe yaramayacak gibi gözüküyor.

Ben yine de sizlerle The Next Web Türkiye’deki yazımı paylaşayım.

Written by serkanunsal

May 9th, 2010 at 5:31 pm

Posted in Genel

Tagged with , , ,

Rekabet ve genişbant

without comments

Google’ın fiber projesini biliyorsunuzdur, bilmiyorsanız da kısaca bahsedeyim, Google Amerika’da bazı şehirleri fiber network ile donatıyor ve aslında geleceği bugüne taşımak için bir test ortamı yaratıyor. Şöyle düşünün, 90′ların sonlarına doğru 28.8 kbps’ları konuştuğumuz dönemde Youtube fikrini biri ortaya atsa ve site yapsa büyük ihtimalle batardı. Fikirler biraz da mevcut ortam şartlarıyla da ilgili. Bir arkadaşımın “Herkesin 10 adım ilerisinde olursan iflas edersin, 2 adım ilerisinde olursan zengin olursun” sözü bu aralar en çok tuttuğum sözlerden biri ve de gerçekten çok doğru. Google seçtiği şehirlerdeki sosyal değişiklileri, kullanım alışkanlıklarını gözlemleyerek herkesten 2 adım önde olacak ve geçmişe yani bugüne dönüp ona göre çalışmalar yapacak gibi gözüküyor. Google’ın seçtiği şehirleden olmak isteyen kişiler şehrin adını Google ile ilgili bir şehir adına çevirmeye kadar işi abartmış da gözüküyorlar ki bunda da haklılar, kim siber bir şehirde yaşamak istemez ki, özellikle de 2010′da uçan arabalarla gezeceğimizi hayal ederek büyüyen benim jenerasyon bunun için ülke bile değiştirebilir :)

Ülkemiz çift yol projeleri ile uğraşırken, örnek aldığımız yetişemeyiz dediğimiz ülkeler genişbantın hızını 2ye 10a 100e katlamanın yollarını arıyor. Yukarıdaki resim de Türkiye’nin genişbant hane penetrasyonunu gösteriyor. Herkesin tahmin edebileceği gibi büyük şehirler dışında çok da iyi bir durumda değiliz. GAP projesi de çok değerli bir proje fakat elimde sihirli değnek olsa tüm güney doğuya ve doğu anadoluya ücretsiz genişbant olanağı sağlar, orayı Hindistan’a göre daha kaliteli işler çıkaran dünyanın en büyük bilişim vadisine çevirirdim. Bunu söylememdeki en büyük sebep bilişimin ulaşım vs. gibi bir sıkıntısı olmaması ve Türkiye’nin doğusunun da ticaret açısından konum ve ulaşım anlamında sıkıntı çekmesidir. Tabi buna işssizlik oranlarını da eklemek gerekir. Google fiber şehirleri ile yarışamayız ama şunu unutmamak lazım Hindistan da zaten Google ile yarışmıyor, işbirlikleri yapıyor ve değer zincirinin bir parçası olarak çıkar sağlıyor.  İşsizliği biraz da olsa önlemek, doğuya heyecan katmak istiyorsak, doğuya yol yapmanın yanında büyük şehirlere göre çok daha avantajlı fiyatlarla (hatta ücretsiz) genişbant götürmenin yollarını aramanın zamanı geldi hatta geçiyor…

Google projesi detayları için tıklayın.

Written by serkanunsal

March 27th, 2010 at 7:35 pm

Posted in Genel

Tagged with , , ,