Why Obama can't succeed with the American Jobs Act?
Finally U.S. President Barack Obama made his jobs speech to Congress last week. In his long-waited speech, he announced 'the American Jobs Act' to put the U.S. economy back on track. His tone of voice was a bit aggressive in order for pushing the Congress to act on the plan immediately.
I have no doubt the plan has been prepared in good faith. But it is neither a solution for financial crisis nor a reform for unemployment. After first bailout package was engulfed by old-fashioned Industrial Age players, Mr. President should have launched a more radical action plan that pave the way thru the new fields of Information Era. In this context, the missing point in President's speech was a visionary statement. It could be the soul of the Act that enabled a new 'American Dream' in 21. Century.
Although it was misinterpreted as Made in America (an irrelevant phrase inherited from the Industrial Age), the appropriate statement could be 'The American Innovation Act'. Moreover, the word innovation should be used instead of manufacturing. It could emphasize the Information Age and highlight U.S. as the world leader of it. Further to the soul, there needed a body for the Act, which was the action plan. In the plan, there are promising items like supporting small businesses by means of tax cuts but the main problems of U.S. are corporate bodies such as GE, GD, GM, etc. Despite they all have strong IT infrastructures, they have been suffering to internalize the concepts as data mining, outsourcing, crowdsourcing, CRM due to their traditional mindsets. For this reason, their innovation and competition capabilities are very low and limited.
The Act should also cover a radical downsize for these gigantic organizations in conjunction with a careful outsourcing policy as well as motivations to strengthen their competitiveness by rational usage of the information tools in terms of innovation. Mr. President and his team must bear in their minds that the name of the game is white-collar innovation than blue-collar manufacturing. Therefore, their cumbersome industrial management has to be transformed into an agile information management strategy.
Furthermore, the Act has no brightness to save Obama for the coming elections next year. Action items are disorganized and has no (or very limited) connection to each other. The solutions proposed were ancient recipes so that doesn't help Obama government for eliminating the negative impacts of the crisis, creating adequate amount of jobs and going back to a sustainable economy. Instead of this, they could cover all strategy into a few basic items under a visionary statement that was referred to Info Age and able to motivate the society like the phrase The American Innovation Act.
These could be;
1) To transform the current economic institutions & businesses into efficient managed operations by means of info based organizations.
2) To define, position, develop and promote the information based innovation areas (green energy, new media, biogenetics, info & comms technologies, etc.) and label all their products and services as ?Innovated in America?
3) To prepare short, medium and long term public education plans mainly based on innovation to meet the human resource demands for these areas
This is a plan not for only the country but also throughout the world for America. I wish 'Good Luck' to Mr. President and his team for implementing their Act. However, I strongly recommend them to change their primary focus on word innovation rather than manufacturing.
By Ismail Hakkı Polat
web 3.0 geliyorum demez ama web 2.0 gidiyorum der.(Aşk geliyorum demez ama gidiyorum der diye bir söz duymuştum, ordan çevirdim) Sorun şu ki son 10 yılda datayı bilgiye çevirdik fakat bilgiye ulaşmak Google gibi dev arama motorlarının ne kadar esnek algoritmalar yazdığına ve içerikleri nasıl ilişkilendirdiği ile kısıtlı kaldı. Anlamsal web'i yukarıdaki örnekte biraz açıklamaya çalıştım fakat başka örnekler de vereyim. Google'de şu anda aşağıdaki aramaları yapmanız sizi aradığını şeye ulaştırmayacaktır.
Günlük koşturmaca ve telaşla günlerin peşinde hovarda gibi, sabah burada akşam orada tükenmez yolları ve ömrümüzü trafikte tüketiyoruz. Trafik ise canavar gibi her gün bizimle beslenip büyümeye devam ediyor. Bu canavar sayesinde hangimiz bir sevgiliyi saatlerce bekletmemiştir, kırılan kalbi onarmak için ise tüm geceyi heba etmemiştir. Hayatımızda bu kadar önemli yeri olan trafik içimize özellikle İstanbul için o kadar işledi ki artık benliğimizin bir parçası haline geldi. Hep keşke hangi köprünün açık olduğunu bilseydik dedik ama bilmedik, bilemedik? 2000li yılların ortalarında İstanbul büyükşehir belediyesinin yol kenarlarına sensor koyarak trafik akışını hesaplamaya ve yoğunluğa göre yatırımları planlamaya başlaması ile önce yolların hız bilgileri erişilebilir olmaya başladı. Önce bir web sitesi, sonra Trafik hattı üzerinden trafik bilgisi artık erişilebilir olmuştu. 2007 yılına geldiğimizde ise hala iPhone ve diğer geniş ekranlı telefonlar yoktu, kimse cep telefonunun günlük hayatta sms özelliği ve oyun dışında bir iş için kullanabileceğini hayal edemiyordu. İBB ve İsbak ana iş alanları olmadığı için mobil ortamı bilmemesine rağmen bir kaç girişim ile trafik ve kamera görüntüsünü paylaşan basit bir uygulama çalışmasını başlatmıştı. Temel sorunları ise bu uygulamanın nasıl olacağı ve kullanıcılara nasıl ulaşacağıydı? Mobil uygulamalar belediyenin hizmet alanı değildi nasıl bir iş modeli olacağı belirsizdi. Operatörler ile görüşmeler yapıldı ama net bir sonuç alınamadı çünkü mobilin içinde olan operatörler bile fırsatın farkında değildi. Tanrılar Çıldırmış olmalı filmini hatırlarsınız bir sahnede uçak düşer içecek birkaç kutu kola ve konserve etrafa saçılır. Uçaktan düşen kişi hayatta kalır etrafta bir gurup şempanze dışında kimse yoktur ama dökülen çok fazla yiyecek vardır. Derken arkadaşların karnı acıkır ve bir konserveyi kenarından çekerek açarlar. Bunu gören şempanzeler ise önce konservelere saldırırlar. İlkini gördükleri şekilde açarlar tadına bakarlar ve sonra? Konserveler bir saatte Şempanzeler tarafından açılarak bitirilir Kahramanlarımız ise ne olduğunu anlamadan aç kalır. Evet, fırsat filmdeki gibi uygulamanın insanlara ulaşması değil, insanların bir Mobil uygulamayı kullanmayı öğrenmesi ve bu tecrübeyi başka uygulamalarda da kullanarak yeni bir pazar yaratmasıydı. İşte tam bu sırada iş modeli ve uygulamanın İstanbul halkına ulaşması konusunda maliyetleri üstlenen bir operatör, İBB ile bir anlaşmaya imza attı ve uygulamayı tüm İstanbul?a ücretsiz vermeye karar verdi. Bu noktadan sonra Türkiye ve Avrupa?da ilk defa bir mobil uygulama günde 100.000 download rakamına 2008 yılında erişti. Uygulama 1.000.000?un üzerinde indirildi ve 700.000 üzerinde kişi bu uygulamayı 50.000.000 üzerinde kullandı. İnsanlar bu uygulamayı o kadar benimsedi, hayatlarının bir parçası haline getirdiler ki artık hepimiz araba ile yola çıkmadan önce mutlaka bir göz atıyoruz. Düşünüyorum da telefonu elime aldığımda bir ikona tıklıyor ve bir bilgiye erişiyorum. O kadar benimsedim ki bunu düşünmüyorum bile, konserveyi açmayı düşünmediğim gibi! Peki neden konserve kapağını açmak istiyoruz? Tabii ki İÇERİK! O lezzetli yemeği yemek, mutluluğa erişmek için. Trafik hepimizin derdi. Dünkü ve ya 10 dk sonraki değil başka bir yolun değil gitmek istediğimiz noktanın o andaki trafik bilgisi olması, hareketli ve o anda ihtiyaç duyulan bilgiyi vermesi uygulamayı o kadar çekici kıldı ki, hepimiz bir SMS numarasına mesaj attık. Sonra bir link geldi o linke bastık daha 3G yokken 2G üzerinden dosya mı uygulama mı o şeyi indirdik. Sonra telefonumuzun hangi klasörü altındaydı aradık aradık bulamadık. Sonra bir bilene sorduk ve bulduk. İkona bastık bir şey olmadı! Niye niye diye sorduk? Data hattın kapalı dediler? O ne dedim söylediler? Gittim açtırdım? Tekrar dene dediler denedim? ve İstanbul kanatlarımın altındaydı! Bu bilgi o kadar değerliydi ki yüz binlerce insan bu zor yolu aştı ve Uygulama Dünyası?nda öyle bir dönem başlattı ki yerli sadece Türkiye ye özgü uygulama sayısı 2010 içinde 2.000?leri çoktan geçti. Öyle bir hale geldi ki bazı uygulamaları peynir ekmek gibi tüketip 1 hafta kullanıp atıyoruz. Her firma bir mobil uygulamam olsun diyor. Her an müşterimin yanında olayım diyor. Ama kaçırılan bir nokta var insanlar hala İBB Trafiği kullanmaya devam ederken neden diğerlerini kullanıp atıyor? Bu ve İBB Trafik ile ilgili bilinmeyenleri açıklayacağım yeni yazılarımda tekrar buluşmak üzere? Mustafa Eren http://twitter.com/erenmustafa
It takes 7 times as much time, effort and money to get a new customer as it would to retain the old one.
For every customer who complains about your company, there are about 8 to 10 people who didn't tell you their real feelings.Size birkaç yıl önce başıma gelen bir olayı anlatayım istedim, biraz da kendim unutmayım diye buraya yazmak istedim. Yaklaşık 6 yıl Turkcell'de çalıştığım için doğal olarak; Asmalı civarında olanlar bilir, Sofyalı öğlenleri az çok gidilen bir yerdir. Ben de haftada bir iki kere giderdim. Garsonları az çok sima olarak bilirim fakat hiç birinin ismini bilmem, yemek yerken çok da dikkat etmedim sanırım. Yaklaşık iki yıl önce Beyoğlu civarlarında bir meyhanede bir arkadaşın veda yemeğindeydim. Sanırım ay sonuna denk gelmişti ve meyhane ile fix mönü anlaşılmıştı ki yemeklerimiz belliydi. Herkesin yemekleri gelmeye başladı, sağım, solum derken, bana herkesten farklı olarak tabakta neredeyse iki porsiyon pilav gelmişti. Sağıma, soluma, karşıma baktım, herkese kuş kadar pilav, bende ise dev bir pilav. Noluyoruz derken garsona döndüm, o an garsonun yüzü hafif tanıdık geldi ve garsona bende neden çok fazla pilav olduğunu sordum. Garson gülerek "Ben eskiden Sofyalı'da çalışırdım, sizin pilavı çok sevdiğinizi hatırlıyorum, o yüzden size pilavı bol kepçe koydum" dedi. O an gerçekten "müşteri yönetimi budur" dedim. Her ne kadar bu durum şirket kültürünün bir parçası olmasa da içimden "Büyük şirketler şu hareketi yapmak için herhalde milyon dolar harcarlar" dedim. İşin özü şu; Hiçbir yazılım (en azından şu ana kadar) bana o garsonun hafızası kadar CRM yapamaz! İnsan faktörünü işin içine katmak her zaman kazandıracaktır. Doğum günlerinde e-posta göndermek, 10 yıldır bizimlesiniz diye hediye servis kullanımları göndermek CRM değildir veya onlar CRM'dir de benim istediğim şeyin adı başkadır!