Markaların ağzı var mıdır ? Yani bir ayakkabı, bir perde, bir otomobil sizinle konuşur mu ? "Naber Serkan, bugün hiç kaputumu açmadın, klimayı çalıştırmadın" der mi ?
Markanın temsilcilerinin bizlerle olan iletişimi, ürünün bize yaşattığı deneyim ayrı, markanın direkt olarak bizimle konuşması ayrı.
Konuya dönemsel olarak bakarsak belki durumu daha net açıklayabilirim.
B.S (Before Socil media) ve A.S (After Social Media) diye iki ayrı dönem çizersek B.S. döneminde bir halka ilişkiler vardı, o da kırk yılda bir konuşurdu, bir de üst düzey yöneticiler arada sırada geleneksel medyada boy gösterirdi.
A.S. döneminde ise markalarla iletişim neredeyse ahbap çavuş ilişkisine döndü, neredeyse gün de 3-4 kez bize selam veren, naber diyen (!) markalar türedi.
B.S. döneminde kılı kırk yararak açıklama yapan markalar şimdi gün içerisinde defalarca iletişim kurmaya başladılar. Ya B.S. döneminde az konuşuyorlardı, ya A.S. döneminde çok konuşuyorlar.
Tabi en önemli soru da şu, bir marka sizinle konuşur mu ? konuşmalı mı ?
Sorunun cevabını bilmesem de benim kişisel görüşüm X markasının benimle konuşması yerine X markası Editor'ü, X markası Pazarlama Uzmanı...'nın benimle konuşmasını tercih ederim. En azından konuştuğumun insan olduğunu unutmam ve bir marka ile konuşma gibi komik bir duruma düşmem.
not: Bir gün biri sizi kanepeyle konuşurken görürse ona bu yazıyı hatırlatın :)
