Bir zamanlar fotoğraf albümlerimiz, okul yıllıklarımız vardı, eşe dosta gösterir ve bununla yetinirdik. Benim gibi X jenerasyonu mensuplarının albümleri siyah beyaz resimler başlar sonra renklenirdi.
2000'lerin başı ICQ, MSN ile arkadaşlarımızı gördüğümüz konuştuğumuz anlık mesajlaşma araçları ile arkadaşlarımız buluşmadan saatlerce konuşmaya başladığımız dönemdi. Email'den sonra arkadaşlarımıza en çok sorduğumuz şey icq numarası veya msn'i idi.
Bekarlar bilir, nick kullanarak matchmaking sitelerine girilir, yeni insanlarla tanışılırdı. Nette gerçek ismi bir tek email'de kullanırken Facebook geldi ve değişim başladı. Önce nette kimliğimize kavuştuk ve ad soyadla nette yeralmaya başladık. Sonra, önceden arkadaş ortamında çıkardığımız fotoğraf albümlerimizi herkesin her an ulaşabileceği yorum yapabileceği bir ortama koymaya başladık. Bu bizim için garip bir o kadar da değişik bir deneyimdi. Sonra neyi nette paylaşmalıyım, neyi paylaşmalıyım, kim görsün, kim görmesin soruları başladı. Sorular sormamız normaldi, çünkü ilk defa yaşadığımız bir tecrübede deneyimli olmamız beklenemezdi.
Değişim tetikleyen başka bir araç da Twitter oldu, daha önceden ortalığıa konuşmaz, arkadaş arasında sohbet ederken birden kendimizi herkesin herşeyi söylediği bir ortamda bulduk. Daha önceden sadece arkadaşlarımızla dolu listelerimiz konuşmayı hayal bile edemediğimiz, sesimizi duyacaklarından emin bile olmadığımız ünlülerle doldu. Sevdiğimiz bir şarkıcıya, bir film kahramanına, bir politikacıya, bir yazara laf atabilir hale geldik, hatta daha da sevindirici kısmı, cevap da alabilir hale geldik :) Hatta iki kişi konuşurken konuştuklarına gülerken bulduk kendimizi. Bu yeni dönemi anlamayanlar insanlara teşhirci, röntgenci gibi isimler taktılar fakat bu değişim onların alıştığı sosyal ortamdan çok farklı olduğu için onları da suçlamamak gerekiyor.
Artık yeni bir dönemin başındayız. Fotoğraf albümlerimizi kapımıza astık, cümlelerimiz paspasın hemen hemen yanında, iş hayatımız kapı zilinin üstünde. "I know what you did last summer" demeye gerek yok artık, her an herkes ne yaptığını biliyor zaten. iTunes'da hangi müziği dinlediğimizden tutun da, şu anda nerede yemek yediğimizi kadar herşeyi paylaşır olduk. Bu dönemin başında olduğumuza göre sıkıntılar yaşayacağımız aşikar. Bu dönemden zararlı çıkanlar da olacak, karlı çıkanlar da. Bir marka hakkında nette küfür edip yarın o marka ile toplantı yapanların mahçup duruma düştüğü, bir markanın stratejisini beğenmediğini söyleyip yeni stratejiler önerenlere iş teklifleri geldiği, patronu hakkında nette konuştuğu için işten atılanların olacağ kısaca birçok iyi ve kötü deneyimi yaşayacağımız bir dönemdeyiz artık. Bu dönemde sosyologlara da çok iş düşüyor, çünkü yeni ve zor bir dönem başlıyor, hiçbirşey eskisi gibi değil onlar için de...
Artık farklı düşünme zamanı! Bildiklerinizi unutun ve yeniden öğrenmeye başlayın!
Eski bir video ama aşağıdaki video'yu izlemenizi tavsiye ederim :)