doğru soruyu sormak #inovasyon

Kimin söylediğini hatırlamıyorum ama bir derste hoca "dünyada bir çok problem var, birine odaklanın ve çözün" demişti. Örneğin "araba lastiklerinin geri dönüşümünün olmaması çok büyük bir problem, bu problemi çözün, zaten köşeyi dönersiniz" gibi de bir cümle ile tamamlamıştı konuşmasını :)

Questions4

Doğru sorunun "Araba lastiklerini nasıl geri dönüştürebiliriz ?" olmadığını bugün gördüğüm bir haberle anlamış oldum. Japon lastik üreticisi Bridgestone doğru soruyu bulmuş gözüküyor. "Geri dönüşümlü lastik nasıl yapabiliriz ?". Termoplastik reçine kullanılan lastiklerin geri dönüşümü oldukça kolaymış.

İnovasyon için doğru soruyu bulmak yolun yarısına gelmek demek olabilir. Bu yüzden önce tanımladığınız problemle ilgili kalıpların dışına çıkarak doğru soruyu bulmak gerekiyor.

Posted by Serkan Unsal
 

neden google plus ?

Google elindeki çok güçlü varlıklara rağmen son yıllarda sosyal medyada hayal kırıklıkları yaratmış ve tüm eleştiri oklarını üzerine çekmişti.

Screen_shot_2012-01-13_at_9
Her ne kadar Google Wave'i faydalı bulmuş olsam da Google'ın yeterince arkasında durmaması ve kullanımdaki bazı zorluklar hüzünlü bir sonla bulmuştu.

Sosyal medyaya ve sosyal ağlara kafa yoran ve bu konuda bir de site açmış biri olarak Google'ın yapabileceği iki şey olduğunu uzun zamandır savunurdum. Google sosyal medyada varlığını kabul ettirmek için ya youtube gibi en büyük varlığını dikey bir sosyal ağa çevirmeliydi ya da arama da dahil tüm gücüyle yatay bir sosyal ağ yaratmalıydı.Google ikinci yöntemi denedi, sonrasında da youtube'ü geçtiğimiz aylarda daha da sosyalleştirdi. 

Google, Search Plus ile belki de kuruluşundan bu yana Youtube'den sonra en çok desteği Google Plus'a vermiş oldu. Yayıncılar Google Search Plus'dan dolayı Plus'a mecburen önem vermek zorundalar. Kullanıcılar için en büyük motivasyon ise sosyal youtube, sonrasında da sosyal arama gibi gözüküyor. Şu anda facebook ve twitter'a göre kullanıcı tarafında biraz daha fazla motivasyon yaratılması gerektiğini düşünsem de "Google'ın planları vardır" diye ümit ediyorum.

Google Plus ile ilgili en büyük sıkıntılar Google Apps ile ilgili karışıklıklar ve PubSubHubBub'ı google'dan birileri yapmış olmasına rağmen Google Plus'da bu desteğin olmaması. Halk dilinde anlatırsak, Twitter'ı, facebook'u, friendfeed'i, RSS'leri plus accountunuza input olarak bağlayamıyorsunuz.(Bu da içerik üretmede sıkıntılara neden oluyor.)

dakick.com olarak siteye +1 butonlarımı aylar önce koymuştuk, google plus sayfamızı (brand page) açtık, search plus etkilerini önümüzdeki 2-3 hafta inceleyip paylaşmak dileğiyle. 

Posted by Serkan Unsal
 

markaların ağzı var mıdır ? #sosyalmedya #markayonetimi

Mouth
Son zamanlarda aklıma gelip gelip dillendirmediğim bir konu vardı. Bugün bir markanın facebook fan sayfasında müşterileriyle konuşmasına şahit oldum ve artık bu konuyu dillendirmenin zamanı geldi diye düşünüyorum.

Markaların ağzı var mıdır ? Yani bir ayakkabı, bir perde, bir otomobil sizinle konuşur mu ? "Naber Serkan, bugün hiç kaputumu açmadın, klimayı çalıştırmadın" der mi ? 

Markanın temsilcilerinin bizlerle olan iletişimi, ürünün bize yaşattığı deneyim ayrı, markanın direkt olarak bizimle konuşması ayrı. 

Konuya dönemsel olarak bakarsak belki durumu daha net açıklayabilirim.

B.S (Before Socil media) ve A.S (After Social Media) diye iki ayrı dönem çizersek B.S. döneminde bir halka ilişkiler vardı, o da kırk yılda bir konuşurdu, bir de üst düzey yöneticiler arada sırada geleneksel medyada boy gösterirdi. 

A.S. döneminde ise markalarla iletişim neredeyse ahbap çavuş ilişkisine döndü, neredeyse gün de 3-4 kez bize selam veren, naber diyen (!) markalar türedi. 

B.S. döneminde kılı kırk yararak açıklama yapan markalar şimdi gün içerisinde defalarca iletişim kurmaya başladılar. Ya B.S. döneminde az konuşuyorlardı, ya A.S. döneminde çok konuşuyorlar. 

Tabi en önemli soru da şu, bir marka sizinle konuşur mu ? konuşmalı mı ? 

Sorunun cevabını bilmesem de benim kişisel görüşüm X markasının benimle konuşması yerine X markası Editor'ü, X markası Pazarlama Uzmanı...'nın benimle konuşmasını tercih ederim. En azından konuştuğumun insan olduğunu unutmam ve bir marka ile konuşma gibi komik bir duruma düşmem. 

not: Bir gün biri sizi kanepeyle konuşurken görürse ona bu yazıyı hatırlatın :)

Posted by Serkan Unsal
 

iyi bir pazarlamacı mısınız ? #pazarlama #inovasyon

Elinizde süper bir ürün yok diyelim, hatta ürününüz "commodity" olmuş ve rakiplerinden çok da fark yaratmayan bir "mal" haline gelmiş diyelim. Hatta biraz daha şartları zorlayalım, ürününüz rakiplerinizden kötü, sağlığa zararlı... diyelim. Ürünü nasıl iyi bir noktaya getirebilirsiniz ? Nasıl pazarlarsınız ?

Marketing_589945
Örneklerle ilerleyelim.

Elinizde sağlığa zararlı olduğu az çok bilinen, vücuda bir faydası olmayan, soğuk olmadığında da tazı tuzu olmayan bir içecek* var ve satmanız gerekiyor diyelim. Ne yaparsınız? Biraz düşünün.

...

...

Elinizde bir iç çamaşırı markası** var diyelim, kumaşından şekline kadar çok fazla seçeneğiniz yok, ürün belli, diğer rakiplerinden fazla fark yaratacak bir seçeneğiniz de yok. Ne yaparsınız? Biraz düşünün.

...

...

Şimdi *'ın Coca Cola, **'ın Victoria's Secret olduğunu düşünün. Meyve suyu, süt varken nasıl oldu da Coca Cola gibi garip bir içecek dünya markası oldu. Ben kendime soruyorum bu soruyu ve sanırım ben Coca Cola'yı şu seviyeye getiremezdim :) Bu tip ürünlerde yaşattıklarınızla ve müşteriye yaşattıklarınızla özdeşleştirilmeden bahsedilir fakat bu o kadar da kolay bir süreç değil.

Victoria's Secret de de durum aynı. Tahminen VS'e ürün odaklı yaklaştıysanız, farklı bir şekil (!), farklı bir kumaş ile inovasyon yaratmaya çalışırdınız. En azından ben öyle başlardım sanırım. Az önce geleneksel VS Yılbaşı defilesini izledim :) Erkekler için "melek" kavramını da işin içine dahil edip, erkeklerin tapacağı figürler yaratıp, kadınların da o figürlerden biri olmak için ürüne olan bağlılığı en üst düzeylere çıkmış gözüküyor. Artık en başta söylediğimiz sıradan bir iç çamaşırına rakiplerinin belki de 10 katı para ödemek için yeterli motivasyonumuz var.

Son sorularım geliyor. Ürün inovasyonu mu ? pazarlama mı ? Bir de kendinize soru: İyi bir pazarlamacı mısınız ?

 

 

 

Posted by Serkan Unsal
 

Otobüsten indim... kitabı yorumlarım

Baybars Altuntaş'ın kendi hikayesini anlattığı, çocuk yaşlarında başladığı girişimcilik günlerinden şu ana kadar ki dönemi kapsayan kitabını az önce bitirdim. Kitapta beğendiğim kısımlar da oldu, beğenmediğim kısımlar da oldu. 

Kitabı hem biraz meraktan hem de yakında ücretsiz olarak çıkacak olan e-kitabımda değinmediğim atladığım bir şey var mı diye düşündüğümden almıştım. 

Benim yazdıklarımla çelişen kısımlar olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Belki de ben yanlış gözlemlemiş de olabilirim.

Girişimcilik zengin olma, hayat standartlarını yükseltme gibi anlatılmış, girişimcilikte bazen amaç yaşamını sürdürmektir, bazen başka çaresi olmamaktadır, bazen de kişinin karakteri girişimciliğe yatkın olduğu içindir.BMW sahibi olmak için yola çıkıyorsanız girişimci olmayın, karakteriniz girişimciliğe uyduğu için girişimci olun.

Herkesin kendi hikayesi vardır, herkes aynı yoldan giderse tek bir yol olması gerekirdi fakat tek bir yol olmadığına göre kitapta bahsedildiği gibi herkes Baybars A.'ın yolunda gitmesin derim :) Benim hikayem de kurumsal bir hayatta kendini hazırlayarak girişimciliğe atılma üzerine kurulu.

Networking konusunda yazdıklarına %100 katılıyorum. Gençlik yıllarındaki başarıları da tartışmaya bile açılmayacak kadar net ve güzel.

Kitabın %70'ı biyografi gibi, %20'si nasihatler, %10'u ise bilgi niteliğinde. Girişimcilerin hikayelerinden derlenmiş bir kitap olsa daha çok severdim kitabı. Girişimci'nin yatırımcıya giderken kullanabileceği bir rehber gibi bir kitap değil. Ben tam da oraya odaklanarak yazdım kitabı, o yüzden benim yazdıklarım %80 bilgi, %10 nasihat, %10 başkalarının yorumlarından oluşuyor.

not: bazı terimler kitapta (term sheet...) biraz yanlış tanımlanmış, dikkat edersiniz.

Özetle kitaba 10 üzerinden 6 verdim :)

 

Okumak isteyenlere kitabı verebilirim.

 

 

 

Posted by Serkan Unsal
 

neden biz ?

Webrazzi 2011'de 2 tane dakick.com'un bir tane de benim adaylığım açıklandı. 

Önce kendimden başlayım, niye bana oy vermelisiniz diye.

2005 yılından beri hayalini kurduğum ve 2009'da cesaret edebildiğim girişimcilik yolculuğuma, krizin tam ortasında (!) çok güzel işimden istifa edip, mavi okyanusa* sandalla çıktığım için oy verin bana.

Sina Afra'yı bulunduğum kategoriden bir üst kategoride görüyorum, o şu anda şampiyonlar liginde kendini ispatlamaya çalışıyor, ben ise önce Türkiye'de kendimi ispatlamak için mücadele verdiğim için oy verin bana.

Devrim Demirel de takdir ettiğim girişimcilerden fakat onu da bir üst kategoride görüyorum. Aynı Sidar Şahin gibi. 

Demet Mutlu da herkesin takdir edeceği bir girişimci fakat yaptığı iş clone business olduğu için kendimi daha keşfedilmemiş ve daha inovatif bir işle başladığımı düşündüğüm için bana oy verin diyorum :) (not: clone business kötüdür demiyorum, daha az risklidir diyorum)

Webrazzi-adaylik
Peki neden dakick en yenilikçi ve en iyi yeni web girişimi ?

Kişiselleştirme, Etkinlik Öneri Mekanizması, Kişiye Özel Etkinlik Takvimi, Kişiye Özel Bülten Gönderimi konularında ilkleri yaptığı için, Türkiye'nin etkinlik özelinde ilk semantic altyapısının temellerini attığı için, hem teknolojik hem de fikir olarak inovasyon olduğu için oy verin.

Global anlamda benzeri bir ürün olmadığı için ve inovasyonu desteklemek için oy verin. (8 farklı kategoride ilgi alanlarına göre kişiye özel etkinlik öneren tek site!)

Şu anda dakick.com hayalimdeki dakick.com'un %60'ı fakat buna rağmen 3. ayında "I love dakick" diyecek kadar üyeleri olduğu için oy verin. Yapmak istediğimiz diğer %40'lık kısmı bir an önce yapmamız için dakick.com'a oy verin :)

2012'de Amerika'da da dakick.com olarak pazar payimizi %5-6'lara getirmek istediğimiz icin dakick.com'a oy verin :)

ARGE'ye verdiği önem için, umarız Türkiye'nin ilk Tubitak destekli Etkinlik bazlı Ontolojilerini geliştireceği için dakick.com'a oy verin.

Her geçen gün tuğla üstüne tuğla koya koya büyük bir yapıya dönüştüğü için ve neredeyse gün içinde bile kullanıcı deneyimlerine göre anında aksiyon alabildiği için dakick.com'a oy verin.

Toplam çözüm sunmak ve site site dolaşmanızı engellemek için koltuk seçimine kadar sinema seans bilgisi ve bilet alma imkanı sunduğu için dakick.com'a oy verin.

Sevdiğiniz tüm oyuncuları, mekanları, futbolcuları, filmleri, aktörleri, dizileri, belgeselleri hayranlarının kaçırmamasını sağladığı için dakick.com'a oy verin.

Türkiye'nin en büyük kültür sanat veritabanını oluşturmaya başladığı için dakick.com'a oy verin.

Türkiye'deki tüm tiyatroları biraraya getirdiği için dakick.com'a oy verin. (DT, Şehir, Özel...)

Kullanıcılarına, üyelerine herkesten daha çok yaklaşmak istediği ve onların dijital asistanları olmak istediği için oy verin.

http://www.webrazzi.com/2011/12/27/webrazzi-2011-oylama/

Posted by Serkan Unsal
 

2011 seçimlerim (en iyiler, beğendiklerim)

Herkes 2011 ile ilgili ödüller veriyor, yarışmalar düzenliyor, ben neleri beğendim, neleri kıskandım, nelerin benim olmasını istedim, neleri takdir ettim sıralayım istedim:

En İyi Yabancı Blog: Mashable (techcrunch yeni tasarımı sonrası ve AOL birleşmesi ve Arrington'un ayrılışı sonrası tadı tuzu kaçtı gibi geldi.)

En İyi Türkçe Blog: Webrazzi (ben de yazdığım için değil :) gerçekten sektörün önünü açtığı için.)

En Eğlenceli Siteler: 

1. Bobiler

2. Zaytung

En Çok Bilgi Edindiğim Site: Slideshare

En Çok Kullandığım Kurumsal iPhone Uygulaması: AnalyticsPro (Blackburn) (Google Analytics) 

En Çok Kullandığım ve Beğendiğim Bireysel iPhone Uygulamaları:

1. Shazam

2. Instagram

3. Foursquare

Benim Olsaydı İyi Olurdu Dediğim Yabancı Girişimler: 

1. Heroku

2. Jinni

3. Dribbble

Benim Olsaydı İyi Olurdu Dediğim Türk Girişimler:

1. Sirketce

2. 8digits

3. Ne Okuyorsun

not: Aslında 2. ve 3. seçenekleri 4. ve 5. sıraya koymak istedim ama girişim bulamadım başka. Sadece üniversite ve lise öğrencilerini biraraya getiren bir sosyal platform aradım ama 2011 için öyle bir girişim bulamadım. Yatırımcı olsam yatırım yapacak girişim bulamayacakmışım 2011'de. Belki bir sosyal oyuna girerdim.

En Beğendiğim Sosyal Medya Ajansı: Promoqube

En Beğendiğim Creative Ajansı: 41? 29!

En Beğendiğim Sosyal Araçlar: 

1. twitturk (twitter'da en çok konuşulanlar oldukça özet ve işimi görüyor.)

2. Justunfollow (markaların takipçilerini basitçe analiz edip size öneriyor ve işimi görüyor.)

Twitter'da En Beğendiğim hesap:

1. Alex (üşenmeden her taraftara cevap yazıyor.)

Gün İçinde En Çok Girdiğim 10 Site:

1. Twitter

2. Google Analytics

3. dakick.com Panel :)

4. Facebook

5. Friendfeed

6. Google Reader

7. Mashable

8. Silicon Alley Insider

9. TechCrunch

10. dakick.com

 

Posted by Serkan Unsal
 

2012'de neler olacak ?

Son 5-6 yıldır bir sonraki yıl ile ilgili trendlerle ilgili analizler yapardım fakat bu sene tüm gücümü, bilgimi dakick'e ayırdığım için ilk defa 2012'de neler olacak diye tahmin yapmayacağım fakat dakick ve kendimle ilgili bazı gelişmeleri aktarabilirim.

2012'de Ocak ayında Girişimcilik ile ilgili kitabım çıkacak. Son zamanlarda gündeme geldiği gibi "nasıl başardım?" gibi bir kitap değil tabi ki. Daha yolun çok başındayım. Kitap biraz daha yeni başlayanlar için temel kavramları basit bir anlatım ve görsellikle sıkmadan anlatmaya çalışan bir kitap. not: Kitap ücretsiz olacak.

Dakick ile ilgili gelişmeler ise şunlar: Çok uzun bir Beta süreci oldu fakat emeklerimize değecek bir site geliyor. Tahminen 2-3 haftaya hayal ettiğim sitenin %60'ı hazır hale gelmiş olacak.%40'ı ise yavaş yavaş kullanıcı geri bildirimlerine göre devreye alacağız.Türkiye'deki hayalimiz "Sunduğumuz 8 kategoride de en kapsamlı en organize semantik etkinlik bilgisini kullanıcılara ilgi alanlarına göre en basit şekilde sunmak". Amerika'da da Ocak ayında sessiz bir lansman yapma hedefimiz var. İçerik anlaşmalarımızı, affiliate anlaşmalarımızı imzaladık. Hatta iş modelimiz Amerika'da daha da geniş bir yelpaze sunacak bizlere. Amerika'daki hayalimiz ise pazarın kabullendiği en kolay kullanımlı sitelerden biri olmak.

2012 hedeflerimden biri de yabancı ve bilinen bir teknoloji blogunda yazı yazmaya başlamak fakat zaman bulabilir miyim bilmiyorum.

Bu arada 2009 yılında tüm yıl toplamda 100 km'nin üstünde yüzmüştüm, 2011'de ise toplam 10 km yüzmemişimdir. 2012'de tekrar yüzmeye başlamak ve en azından 50 km yüzme hedefim var.

Bir hedefim de Dijital Pazarlama ve eTicaret üzerine uzaktan bir programa katılıp daha derin bilgi sahibi olmak.

şimdilik bu kadar. 2012 herkes için güzel bir sene olsun.

 

Posted by Serkan Unsal
 

Doğu Akdeniz Üniversitesi - Girişimcilik Konuşmam

31 Ekim'de Bilgisayar Mühendislerine yönelik yaptığım girişimcilik sunumunu paylaşayım istedim.

Umarım beğenirsiniz. 

 

Posted by Serkan Unsal
 

31 Ekim Doğu Akdeniz Üniversitesi - Girişimcilik Üzerine Sohbet

Dau-poster-serkanunsal

31 Ekim Pazartesi Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde girişimcilik üzerine son yıllarda aldığım notlardan oluşan bir konuşma yapacağım. İlgilenenlere duyurulur.

Dinleyenlerin beğeneceği bir sunum olması dileklerimle...

 

 

Posted by Serkan Unsal